Yazarlar

ADALET

FacebookTwitterGoogle+LinkedInRedditPinterestEmailStumbleUponWhatsAppvKontakteSeçme ve seçilme kanunu/yasası ile insanlar seçimlerini yapar ve seçilenler yasama ile yasa yapar, yürütme ile yasaları uygular ve yargı aracılığıyla gerekli takibi yaparak gerektiğinde cezai müeyyide uygular. Adalet;daha doğrusu..

ADALET

Seçme ve seçilme kanunu/yasası ile insanlar seçimlerini yapar ve seçilenler yasama ile yasa yapar, yürütme ile yasaları uygular ve yargı aracılığıyla gerekli takibi yaparak gerektiğinde cezai müeyyide uygular.

Adalet;daha doğrusu adil olmaktan gelir. Adil olmanın da temeli eşitlik ve özgürlükten geçer. İnsanların oluşturduğu topluluklarda belli bir coğrafyada belli sınırlar içerisinde yazı ile kayıt altına alınarak herkes için geçerli olup kurumsal bir yapı ile yasalarla teminat altına alınmıştır.

Kelime anlami;
hak ve hukuka uygunluk; hak ve hukuku gözetme ve yerine getirme; doğruluk.

Buraya kadar herşey normal peki ya bundan sonrası?

İşte işin en can alıcı kısmı burası.

İfade edebildi mi,hâlen ifade edebiliyor mu?

Örneğin; Madde 26 – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

Peki Türkiye’de herkes,her dönemde düşüncelerini açık bir biçimde

İfade ve düşünce suçundan insanlar hapse girebiliyor mu?

Yazdığı şiirlerden dolayı 11 ayrı davadan yargılanan Nazım Hikmet’ten tutun da tarihte birçok yazar, akademisyen,gazeteci, siyasetçi sirf düşünce suçundan dolayı yargılandı, hüküm yedi veya sürgün edildi.

Bandı biraz geri saralım

1995 yılında Yaşar Kemal “Der Spiegel”de yayınladığı yazıdan dolayı DGM de yargılandı.

Giriyorsa hukuk devleti bir ülkede hangi hukuki gerekçelerle içeri atılıyor?

Bu birgün de bir ayda olacak iş değil biliyorum. Ama bunun temellerini oluşturmamız lazim

Aklıma gelen tek bir seçenek var o da hep birlikte; işçi, emekçi, öğrenci, öğretmen,imam, akademisyen, gazeteci demeden hep birlikte yarınlar a demokrasi ve özgürlük getirecek bir toplum için öncelikle eğitim seviyemizi, çocuklarımızın eğitim seviyesini yükseltip sorgulama yeteneğini geliştirecek toplumlar yetiştirmek lazim

Yani bu düzen dün de var vardı bugün de var yarın da olacak gibi duruyor.

Toplum bilinçli olduğu kadar sorgular.
Toplum bilinçli olduğu sürece iyi ve doğru seçimler yapabilir.
Toplum bilinçli olduğu müddetçe çevreye ve doğaya duyarlı olabilir.
Toplum bilinçli olduğu müddetçe empati kurabilir.
Toplum bilinçli olduğu müddetçe yasa ve kurallara uymayı tercih eder.

Peki ne yapmalı?

Toplum bilinçli olduğu müddetçe temel hak ve hürriyetini bilir ve hakkını sorar.

Eğitim derken sadece okula gidip gelmek değil,her yerde her ortamda okumaktır.

Okulda,metroda, otobüste,evde,camide, işyerinde kısacası her yerde okumak.

Dolasiyla eğitim ülkenin ve toplumun temel taşlarından en önemlisidir.

O yüzden eğitim, eğitim, eğitim…

 

Mustafa Altundağ

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL