Kültür-Sanat

Hüsamettin Koçan’ın ‘Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri’ sergisi açılıyor

Hüsamettin Koçan’ın ‘Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri’ sergisi açılıyor

Hüsamettin Koçan’ın ‘Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri’ sergisi açılıyor

Ressam Hüsamettin Koçan’ın 30 yıl boyunca ürettiği yapıtlarından oluşan önemli bir seçkiyi bir araya getiren ‘Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri’ resim sergisi, bugün sanatseverlerin ziyaretine açılıyor. Sergide, Koçan’ın 1995 yılında Selçuklu tersanesinde yaptığı eserler yer alıyor.

Ressam Hüsamettin Koçan’ın ‘Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri’ isimli resim sergisi bugün sanatseverlere açılacak. Sergideki eserlere ilişkin bilgi veren Koçan,  “Özellikle 90’lı yıllardan beri ilgilendiğim konu, toprağın hafızası, geleneğin bugünle, geçmişle ya da gelecekle nasıl kenetlendiği meselesi. Bunları çok iyi anlayıp ve şifrelemek gerekir. Yaşantılar birbirlerine eklenerek tarih oluşturuluyor. Bir sürü deneyimler, birikimler var. Ben de buraya, Selçuklu, Osmanlı, Şamanizm yapıtlarımla dahil oluyorum” dedi.
Eserlerin hikayesinden bahseden Koçan, “İçinde bulunduğumuz sergi, benim Selçuklu sergim. 1995 yılında Selçuklu tersanesinde yaptığım bir sergi. O sergiye ilave edilmiş yapıtlar, orada yararlandığımız hükümetler var. O formdan bir laik motif olarak yararlandım. Onun içerisine hikayeler koydum. Deniz koydum, çünkü denizle tanışıyorlar. Tuğla koydum çünkü mimaride çok kullanıyorlar” diye konuştu. Geleneğin tekrar edilen bir şey olmadığını söyleyen Koçan, şunları söyledi: “Gelenek, bir birikimden gelecek hayallerini üretebilmek. Böylece gelenek dinamik bir şey, durağan bir şey değil. En büyük gelenek anlatıcısı toprak.”
Sergi, Koçan’ın 30 yıl boyunca ürettiği yapıtlarından oluşan önemli bir seçkiyi bir araya getiriyor. Sanatçı gelenek ve gelecek kavramlarına odaklandığı 90’lı yıllardan bugüne Anadolu topraklarındaki birikimlerin derin anlamlarla birbirine bağlandığı gerçeğini farklı boyutlarda somutlaştırıyor. Geleneğin günümüzde giderek sıradanlaşan algısını, kalıp ön yargılar ya da tekrarlar biçiminde yaşamı yönsüzleştirdiğini tartışmaya açan sanatçı, kültürler arası bağların birbirini desteklediği ve gelecekçi bir kültürel DNA oluşturduğu doğrultusunda ipuçları sunuyor.
Eski çağlardan günümüze, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in rüyasını ve kültüre bakışını dönem dönem semboller ve figürler üstünden bir araya getiren sergide, yeni malzeme önerileri geleneksel estetik sınırların ötesine uzanan bir dil zenginliği ile ortaya konuyor. Resimler, heykeller, baskılar, çamur ve kitch malzeme bu dil örgüsünün ana sözcüklerini oluşturuyor.
Sergi aynı zamanda sanatçının Anadolu’da var olma projesi olarak 20 yıldır üretimini sürdürdüğü ve “En büyük ve en son eserim” dediği Baksı Müzesi’nin katılımcı, hatırlayan ve hayal eden yenilikçi dünyasını izleyici ile paylaşıyor.
Sergi kapsamında mayıs ve haziran aylarında akademisyen Nusret Polat moderatörlüğünde Koçan’ın sanatı ve felsefesi üzerine sanat profesyonelleri ile söyleşiler gerçekleştirilecek. Hüsamettin Koçan, Can Aytekin, Ayşe Köksal ve Emre Zeytinoğlu’nun konuşmacı olarak yer alacağı söyleşiler, Kazlıçeşme Sanat’ta fiziki ve çevrim içi olarak takip edilebilecek.
Geleneğin Şifreleri-Geleceğin Şifreleri sergisinden diğer görüntüler…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL